Masal Deyip Geçme…

20.05.2025
A+
A-
Masal Deyip Geçme…

Günümüzün dijital gürültüsünde kaybolan bu sessiz hazineler, aslında karakter eğitiminin, sevginin ve toplumsal aidiyetin en derin kaynağıdır.

Masallar, Büyüklerle Çocuklar Arasındaki İletişimi Kuvvetlendirir

Masallar çocuklar için hem eğlencenin adresi hem de aile terbiyesi için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır. İyilerin daima kazandığı masal dünyası, çocuk mantığına uygun bir şekilde algıyı istenen yönde kuvvetlendirir. Soyut kavramların somutlaştığı ve iyinin, kötünün anlaşılabilir hale gelmesi için uygun bir yoldur. Çocukları toplumun idealize ettiği üstün değerlere sahip karaktere ulaşmaya teşvik eder. Aile arasında eğlence kaynağı olarak büyüklerle çocuklar arası iletişimi kuvvetlendirir. Hoş vakit ile aile birliğini sağlar.

Masallar: Dijital Gürültüde Kaybolan Sessiz Hazineler

Kuşaklar arasındaki dilsizliğin arttığı bir dönemde masallar, köprüler kurmanın en basit, en mükemmel araçtır.

Eskiden Anadolu’da loş ışıklar altında dede ve ninelerin büyük bir sevecenlikle anlattıkları masallar artık bilgisayarların, televizyonların, sinemaların kontrolü altına girdiği açıktır. Bugünün çocukları sabahları sihirli ormanlara değil, ekranların parlak ama yüzeysel dünyalarına uyanıyor. YouTube Kids’te birkaç dakikada tüketilen animasyonlar, TikTok’ta saniyelere sıkıştırılmış hikâyeler, çocuklara yalnızca hızlı uyarıcılar sunuyor; fakat geride ne duygu bırakıyor, ne de derinlik…

Oysa masalları, bir çocuğun ruhuna sessizce işleyen, onu büyütürken olgunlaştıran anlatılardır. Bir kahramanın üç dağ aşması, üç başlı ejderhayı yenmesi sadece bir macera değil; sabır, cesaret ve inanç gibi hayati değerlerin aktarımıdır. Bugün dünyada karakter gelişimi için milyonlar harcanan eğitim modelleri varken, biz bu değerleri yüzyıllardır masalların sıcak sesinde, ninnilerimizin ritminde zaten taşıyoruz.

Batı’da “storytelling” (hikâye anlatıcılığı) adıyla eğitim programlarına dönüştürülen bu yöntem, bizde dedelerin, ninelerin loş ışık altında anlattığı bir masalda; hem kalbi hem zihni aynı anda büyütüyordu. Ses tonuyla değer, bakışıyla şefkat, kelimeleriyle yön veriliyordu.

Yeni nesil dijital içerikler çocuğa her şeyi veriyor gibi görünür, ama aslında hiçbir şey bırakmaz. Masal ise az anlatır ama ömür boyu süren bir hayal, aidiyet ve ahlak duygusu kazandırır. Bugün çocuklarımız ekranların soğuk ışığında büyürken, duygularla değil görüntülerle iletişim kurmayı öğreniyor.

Oysa bir masal dinleyen çocuk yalnızca bir hikâyeye değil; bir aileye, bir geçmişe ve bir topluma bağlanır. Hayal kurar, duygusal dayanıklılık geliştirir, yaşamın iniş çıkışlarına hazırlıklı olur.

Şimdi Tam Zamanı: Masalları Geri Çağırma Vakti

Bugün çocuklarımıza vereceğimiz en değerli miras, bir ekran değil; bir masaldır.

Her anlatılan masal, sadece bir hikâye değil; bir değer aktarımı, bir karakter inşası ve bir aile bağıdır. Masallar geçici içeriklerin ötesinde, nesilden nesile taşınan kültürel ışıktır.

Gelin, yeniden masal anlatmaya başlayalım.
Gelin, çocuklarımızla birlikte hayal kuralım, birlikte gülelim.
Çünkü her masal, sadece bir dünyanın değil, bir ailenin yeniden kurulmasıdır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.