Yükselen Toplumsal Tehdit Olarak “Gri Boşanma”

04.12.2025
A+
A-
Yükselen Toplumsal Tehdit Olarak “Gri Boşanma”

Gri boşanma olarak adlandırılan 50 yaş ve üzeri evliliklerde boşanma, son yıllarda hızla artıyor. Bu süreç, ebeveynlerin ruh sağlığını, yetişkin çocuklarla ilişkilerini ve aile içi bağları derinden etkiliyor. Peki, gri boşanma aileyi nasıl dönüştürüyor?

Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi, tüm toplumlar için ulusal stratejik hedeflerin merkezinde yer almaktadır. Ancak, son yirmi yılda küresel ölçekte belirginleşen Gri Boşanma olgusu, ileri yaşlardaki aile birliğine yönelik yeni bir sosyolojik ve demografik risk olarak ortaya çıkmıştır.

Gri boşanma, 50 yaş ve üzeri yetişkinler arasında gerçekleşen evlilik sonlanmasını ifade etmektedir. Bu eğilim, Türkiye’de de hızla artmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 50 yaş ve üzeri boşanma sayısındaki 2020-2024 yılları arasındaki %44,53’lük artış ve 2024 yılında ulaşılan 55.595 toplam gri boşanma sayısı, konunun aciliyetini kanıtlamaktadır. (TÜİK, 2024). Küresel boyutta ise, Amerika Birleşik Devletleri’nde boşananların %36’sını 50 yaş ve üzeri kişiler oluşturmaktadır.

Gri Boşanma ve Boş Yuva Sendromu

Gri boşanma, kavramsal olarak 50 yaş ve üzeri yetişkinler arasında gerçekleşen evliliklerin yasal olarak sonlanmasıdır. Gri boşanma eğilimi ve terimi ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri ‘nde 20. yüzyılın sonlarında demografik bir eğilim olarak belirginleşmiş ve literatüre girmiştir. İleri yaşlarda evlilik sonlanması odağının geleneksel “dul kalma” durumundan, “gönüllü evlilik feshi” olan boşanmaya kaydığı görülmektedir. Boşanmanın ileriki yaşlarda gönüllü olarak tercih edilmesi, kişisel mutluluk ve yaşam kalitesi beklentilerinin toplumsal normların önüne geçtiğini göstermektedir.

Gri boşanmayı tetikleyen en önemli ilişkisel dinamiklerden biri Boş Yuva Sendromu’dur. Bu sendrom, çocukların evden ayrılmasıyla birlikte ebeveynlerin deneyimlediği psikolojik durumu ve adaptasyon zorluklarını tanımlar. Çocukların ayrılması, uzun yıllar boyunca “ebeveynlik” rolü üzerinden tanımlanmış olan evlilikteki dikkati, eşler arasındaki ilişkiye geri döndürmektedir. Bu durum, çiftlerin evliliklerini yeniden değerlendirmelerine yol açmakta ve var olan ilişkisel sorunları görünür hale getirerek boşanma kararını tetikleyen bir nedensel risk oluşturmaktadır.

Gri Boşanmanın Nedenleri: Bireyselleşme ve Kronik Riskler

Gri boşanmaya zemin hazırlayan nedenler; sosyo-kültürel değişimler, fertlerin medeni geçmişinden kaynaklanan kronik riskler ve yaşam döngüsüne özgü geçiş dönemleri olarak üç ana başlıkta incelenebilir.

1. Sosyo-Kültürel Değişim ve Bireyselleşme

Journal of Marriage and Family dergisinde 2020’de yayımlanan “The Demography of Families: A Review of Patterns and Change” adlı çalışmada, modern toplumların etkisiyle evliliğin “ömür boyu sürecek bir birliktelik” olma normunun zayıfladığı belirtilmektedir. Yaşam süresinin uzaması, fertlerin yaşamdan beklentilerinin değişmesi ve özellikle kadınların ekonomik bağımsızlığının artmasıyla birlikte, evlilik artık zorunlu bir kurum olmaktan çıkmış; kişisel mutluluk ve tatmin arayışı ön plana geçmiştir. Bu doğrultuda, fertler mutsuz bir evliliği sürdürmek yerine, kendi yaşam doyumlarını korumak amacıyla, hatta ileri yaşlarda dahi boşanmayı bir seçenek olarak görebilmektedirler.

2025 yılında Social Sciences dergisinde yayımlanan “Gray Divorce in the Shadow of Modernization: Changing Family Dynamics in Türkiye” başlıklı çalışmasında; Türkiye özelinde büyük şehirlerdeki bireyselleşme eğilimi ve seküler değerlerin yükselişinin, özellikle ileri yaş gruplarında görülen gri boşanma oranlarını artırdığı vurgulanmaktadır.

2.Yaşam Döngüsündeki Kritik Geçişler

Aynı araştırmada, boş yuva sendromunun yanı sıra yaşam döngüsündeki diğer önemli geçişlerin de gri boşanma riskini artırdığı belirtilmektedir.

  • Emeklilik: Çiftlerin yıllar süren ayrı rutinlerden sonra aniden daha fazla zaman geçirmeye başlaması, uyumsuz beklentilerin ve kişisel ihtiyaçların yüzeye çıkmasına neden olarak ilişkiyi zorlayabilir.
  • Sağlık Sorunları: Kronik hastalıkların ortaya çıkması veya bir eşin bakım yükümlülüğü altına girmesi, diğer eşin bakım sağlama isteği veya kapasitesindeki eksiklikler nedeniyle evliliğin sonlanmasına yol açabilmektedir.

Gri Boşanmanın Ortaya Çıkardığı Temel Sorunlar 

Gri boşanma, sadece çiftler için değil, aynı zamanda aile sistemi ve yetişkin çocuklar için de önemli psikolojik ve sosyal sorunları beraberinde getirmektedir.

1.Yaşlı Ebeveynlerin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Journals of Gerontology: Social Sciences dergisinde 2022 yılında yayımlanan “The Graying of Divorce: A Half Century of Change” adlı çalışmada, boşanma sürecinin ebeveynler üzerinde ciddi duygusal stres yarattığı ve sosyal destekten yoksun kalmalarına yol açtığı vurgulanmaktadır. Akademik bulgular, gri boşanmanın özellikle annelerde depresyon riskini artırdığını, sosyal bağları zayıflattığını ve genel olarak aile içi ilişkilerde kopukluklara neden olduğunu göstermektedir.

Boşanma sonrasında artan psikolojik sıkıntı, ileri yaşlardaki bireyleri sağlığa zararlı davranışlara itebilmektedir. BMC Public Health dergisinde 2014 yılında yayımlanan Social relationships and health related behaviors among older US adults adlı çalışmada, 60 yaş üstü yetişkinlerde medeni durum, sigara içme ve ağır alkol tüketimi gibi sağlığa zararlı davranışlarla güçlü bir şekilde ilişkilidir. Özellikle 60 yaş üstü boşanmış kişilerin sigara içme olasılığı evlilere göre 2.1 kat, (erkeklerde) ağır alkol tüketme olasılığı ise 2.6 kat daha yüksektir. Bu bulgular, gri boşanmanın fiziksel sağlığı da tehdit eden davranışsal riskleri tetiklediğini ve bireysel düzeyde koruyucu sosyal ağların ne kadar hayati olduğunu göstermektedir.

2. Yetişkin Çocuklar ve Asimetrik Parçalanma

Journals of Gerontology: Social Sciences dergisinde 2024 yılında yayımlanan “Parent–Child Relationships Following Gray Divorce: Stronger Ties With Mothers, Weaker Ties With Fathers” adlı çalışmada ebeveynlerin ileri yaşta boşanmasının, yetişkin çocukların ebeveynleriyle olan ilişkilerinde cinsiyete dayalı asimetrik bir parçalanmaya yol açtığı vurgulanmaktadır.

Araştırmalar, yetişkin çocukların boşanma sonrası süreçte anneleriyle ilişkilerinin güçlendiğini, ancak babalarıyla ilişkilerinin zayıfladığı veya koptuğu bir durumun ortaya çıktığını göstermiştir. Bu asimetrik kopukluk, özellikle babaların ileriki yaşlarda sosyal destek mekanizmalarının bozulmasına ve yalnızlığa itilmesine neden olarak, aile birliğini zayıflatmaktadır.

Küresel ve Ulusal İstatistiklerle Gri Boşanma Profili

Türkiye’de Yaşa Dayalı Boşanma Eğilimi 

TÜİK verileri, gri boşanmanın Türkiye’deki büyüklüğünü kanıtlamakta ve bu olgunun hızlandığını göstermektedir.

Genel boşanma hızı artarken, 50 yaş ve üzeri boşanan kişi sayısındaki dramatik yükseliş dikkat çekmektedir. Bu yaş grubu, 2001’deki 16.055’ten 2024 yılında 55.595’e yükselerek, 3,5 katlık bir artış göstermiştir. Özellikle 2020-2024 yılları arasında görülen %44,53’lük artış hızı, Türkiye’deki gri boşanma eğiliminin kalıcı bir sosyal trend olduğunu göstermektedir.

                                                                        Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, 2024, TÜİK

  • 1 Yıldan az: 2.9
  • 1-5 Yıl: 2.8
  • 6-10 Yıl: 21.3
  • 11-15 Yıl: 15.7
  • 16-20: 12.7
  • 21-25:7.7
  • 26+ yıl: 8.8

​Gri Boşanmanın Risklerine Karşı Bir Tampon: Çok Kuşaklı Yaşam Düzenlemeleri

Gri boşanma, ileri yaşta kişisel mutluluk arayışının ve modernleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkarken, özellikle ebeveynler için ruh sağlığı sorunları, ekonomik kırılganlık ve sosyal izolasyon gibi ciddi riskler taşımaktadır. Türkiye bağlamında yapılan Gray Divorce in the Shadow of Modernization: Changing Family Dynamics in Türkiye çalışması, geleneksel ve geniş aile bağlarının güçlü olduğu bölgelerde gri boşanma oranlarının belirgin ölçüde düşük olduğunu kanıtlayarak, çok kuşaklı yaşam düzenlemelerinin bir sosyal koruma tamponu görevi gördüğü tezini desteklemektedir.

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nin yaptığı Beyond the Nuclear Family: The Increasing Importance of Multigenerational Bonds başlıklı çalışmasında çok kuşaklı geniş aile yapısının hem çocuklar hem de yaşlılar üzerinde pozitif etkileri olduğu belirtilmektedir. Özellikle büyük ebeveynlerin torunların gelişimine doğrudan katkı sağladığı, onlara kültürel değerler νe αile hikayeleri aktardığı aynı zamanda bakım konusunda da önemli bir destek sunduğu vurgulanır.

İstanbul Aile Vakfı’nın 2025 Ocak ayında sunduğu “Çok Kuşaklı Haneler için Hayat Bağı” projesi, aile büyükleriyle bir arada yaşamanın güzelliğini ve pozitif etkilerini vurgulayarak, ileri yaşta kişisel mutluluk arayışının getirdiği gri boşanma ve sosyal izolasyon risklerine karşı sosyal bir tampon görevi üstlenmeyi hedeflemektedir.

Bu vizyonla proje, Anadolu’daki ‘hayat’ mekanlarından ilham alarak, mahremiyeti gözeten ayrı girişli ancak birbirine bağlı daireler (3+1 ve 1+1) tasarlamış; bu mekansal çözüm sayesinde hem büyük ebeveynlerin torunların gelişimine doğrudan katkısını kolaylaştırmayı hem de şehir içi kilometrelerce yol kat edilen günlük çocuk bakımı zorluğunu ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.

Ayrıca, 25-45 yaş arası hanımefendilerden gelen direnç ve mahremiyet çekinceleri dikkate alınarak olgunlaştırılan proje, mekânsal verimlilik (220 m² yerine 160 m² çözümü) ve gider tasarrufu (ısınma, elektrik) gibi pratik avantajları da beraberinde sunmaktadır.

Dünya Genelinde Gri Boşanma Eğilimleri ve ABD Örneği

“The Demography of Families: A Review of Patterns and Change”  çalışmasında yer verilen bulgularla gri boşanma eğiliminin başladığı Amerika Birleşik Devletleri verileri, bu olgunun küresel bir risk olduğunu göstermektedir:

  • Büyüklük: 2019 yılı itibarıyla ABD’de gerçekleşen tüm boşanmaların %36’sı 50 yaş ve üzeri fertler arasında meydana gelmektedir.
  • Risk Kayması: 2010’lu yıllardan sonra 50-64 yaş grubunda boşanma oranları stabil seyrederken, 65 yaş ve üzeri grubun boşanma oranının artmaya devam eden tek yaş grubu olduğu tespit edilmiştir. Bu demografik kayma, boşanma riskinin yaşam döngüsünde giderek daha ileri yaşlara kaydığını ve uzun süreli evliliklerdeki çözülmelerin arttığını kanıtlamaktadır.

Aile Birliğini Güçlendirme Çabalarının Önemi

Gri boşanma, ileri yaşlarda bireysel mutluluk arayışının ve modernleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkarken, ruh sağlığı sorunları, ekonomik kırılganlık ve yetişkin çocuklar üzerindeki asimetrik parçalanma gibi ciddi riskler taşımaktadır. Türkiye’de son beş yıldaki %44,53’lük artış, bu tehdidin acil bir ulusal gündem maddesi olmasını gerektirmektedir.

Boşanmanın olumsuz etkilerini azaltmak ve aile birliğini bu tehdide karşı güçlendirmek için, bireysel mutluluk odaklı yaklaşımlar yerine toplumsal destek mekanizmalarının ve aile içi bağların güçlendirilmesi elzemdir. Özellikle geniş aile ve akrabalık bağlarının, boşanma sonrasında hem ebeveynler hem de çocuklar için bir sosyal destek ve koruma mekanizması olarak kullanılmasının gerekli olduğu görülmektedir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.