Çocuğun Elinden Tableti Alabilirsiniz… Peki Yerine Ne Vereceksiniz?
Yaz tatili, çocuklar için dinlenme zamanı olduğu kadar ekran süresinin arttığı bir dönem de olabiliyor. Peki, ekranı tamamen yasaklamak doğru bir çözüm mü? Çocuk Gelişim Uzmanı Reyhan Turan Karaer, ailelerin uygulayabileceği etkili önerilerini Aile Gazetesi’ne yazdı.
Yaz tatili başladı ve birçok evde aynı mücadele yeniden başladı.
“Telefonu bırak.”
“Tableti artık kapat.”
“Bütün gün ekranın karşısındasın.”
Peki gerçekten sorun çocukların ekran kullanması mı? Yoksa ekranın, çocukların hayatındaki en heyecan verici seçenek hâline gelmesi mi?
Çoğu zaman ebeveynler ekranı ortadan kaldırmaya çalışıyor. Oysa asıl soru şu olmalı: Çocuğun elinden tableti aldığınızda yerine ne koyuyorsunuz?
İşte tam da bu sorunun cevabı, yaz tatilini nasıl geçireceğimizi belirliyor.
Teknoloji artık yaşamın bir gerçeği. Çocukları dijital dünyadan tamamen uzaklaştırmak ne mümkün ne de gerekli. Önemli olan ekranı yasaklamak değil; ekranın tek seçenek olmasını engellemektir. Çünkü çocuklar boşluklarını ekranla doldururlar. O boşluğu oyun, üretim, hareket ve aileyle geçirilen zaman doldurmadığında ekran doğal olarak kazanan taraf olur.
Çocuğun Gününü Değil, Hayatını Planlayın!
Yaz tatilinde yapılan en büyük hata, “Nasıl olsa tatil.” diyerek bütün düzeni ortadan kaldırmaktır. Oysa çocuklar öngörülebilir bir düzene ihtiyaç duyar. Sabah kalkış saati, hareket zamanı, kitap okuma, serbest oyun, ekran süresi ve aile zamanı… Dakikası dakikasına plan yapmak gerekmez ama çocuğun günü akış içinde olmalıdır. Plansızlık çoğu zaman ekran süresini artırır.
“Tableti bırak.” Demeden Önce Alternatif Hazırlayın.
Bir çocuktan sevdiği bir şeyi bırakmasını isteyebilirsiniz. Ama yerine hiçbir şey sunmazsanız, o ekranın başına mutlaka geri döner.
Evde küçük bir “keşif köşesi” oluşturun. Boyalar, kitaplar, yapbozlar, kutu oyunları, lego, oyun hamurları, geri dönüşüm malzemeleri… Hatta sadece boş karton kutular bile çocukların hayal gücüyle saatlerce oyuna dönüşebilir. Çocuklar ekranı değil, heyecanı sever.
Çocuğu Misafir Gibi Değil, Evin Bir Parçası Gibi Görün!
Yaz tatili aynı zamanda yaşamı öğrenme zamanıdır. Birlikte yemek yapmak, sofrayı hazırlamak, balkon yıkamak, bitki sulamak, alışveriş listesi hazırlamak, dolabı düzenlemek… Bunlar yetişkin işi değil, çocukların gelişimini destekleyen doğal öğrenme alanlarıdır. Kendini işe yarar hisseden çocuk, ekran karşısında daha az zaman geçirmek ister.
Çalışan Ebeveynler İçin Kötü Haber Değil, İyi Haber Var
Çalışan ebeveynler için kötü haber değil, iyi haber var. Her anne baba bütün günü çocuğuyla geçiremiyor. Bu yüzden birçok ebeveyn suçluluk hissediyor. Oysa çocukların ihtiyacı saatler değil, bağ kurabilmektir.
İşten eve geldiğinizde telefonunuzu sessize alın. On beş dakika boyunca sadece çocuğunuza odaklanın. Gözlerinin içine bakın. Gününü sorun. Birlikte meyve kesin, kısa bir yürüyüş yapın ya da bir kutu oyunu oynayın.
Araştırmalar, düzenli kurulan kısa ama kaliteli etkileşimlerin, uzun ama ilgisiz geçirilen zamandan çok daha değerli olduğunu gösteriyor.
Önce Kendimize Bakalım!
Çocuklar ekran bağımlısı olmuyor; ekranı model alıyor.
Biz sürekli telefon elimizdeyken çocuklarımızdan farklı davranmalarını bekleyemeyiz. Evde “ekransız saatler” oluşturun. Yemek masasında telefonları kaldırın. Akşam çayını birlikte için. Çocuk, ekranı değil sizi hatırlasın.
Yaz tatilinde hedefimiz ekran süresini sıfırlamak olmamalı. Hedefimiz, çocuğun hayatını ekranın ikinci sıraya düşeceği kadar zenginleştirmek olmalı.Bu yaz kendinize her gün tek bir soru sorun:
“Bugün çocuğumun hafızasında kalacak nasıl bir anı bıraktım?”
Çünkü yıllar sonra çocuklarımız hangi modeli kullandıklarını hatırlamayacak. Ama birlikte yaptığınız keki, parkta ıslanarak güldüğünüz günü, gece balkonda ettikleri sohbeti ve kendilerini gerçekten görüldükleri o anları hiç unutmayacaklar.
Belki de ekran süresini azaltmanın en etkili yolu, ekranla savaşmak değil; çocuklarımızın gerçek hayatını, kurduğumuz o güçlü aile bağlarıyla yaşanılır hâle getirmektir.
Çocuk Gelişim Uzmanı & Aile Danışmanı
Reyhan TURAN KARAER